Kadıköy Nâzım Hikmet Kültür Merkezi (NHKM), “Ortak Hayal” buluşmaları kapsamında, yaşamı ve müziğiyle derin izler bırakan sanatçı Sümeyra Çakır için anlamlı bir anma gecesi düzenledi. Nâzım Hikmet’in düşünsel ve dostluk evreninden ilham alan “Ortak Hayal” sergisinin bir devamı niteliğindeki etkinlikte, kolektif üretim ve dayanışma vurgusu öne çıktı.


Şarkılar, Şiirler ve Bir Bellek Yolculuğu

Gece, NHKM Sinema Topluluğu tarafından 2005 yılında hazırlanan “Serçelerin Süvarisi-Sümeyra” belgeselinin gösterimiyle başladı. Belgeselin ardından sanatçının repertuvarından seçilen eserler canlı performanslarla yankılandı:

  • Diyar Kılıç Mert & Boran Mert: “Yemen Türküsü”, Nâzım Hikmet’in “Varna” ve “Hiroşima” eserleri.
  • Dilek Özdemir: “Seher Yeli”
  • Kadir Demirel: “Allı Turnam”, “Benim Kâbem İnsandır”
  • Günseli Seda Çetinkaya, Şimal Ertekin & Nurevşan Kırçiçek: “Malan Bakır”, “Bir Gün Silinip Yok Olur Zorbalar” ve “Ekin İdim Oldum Harman”.

Etkinlik, tüm sanatçıların bir ağızdan seslendirdiği “Ellerinde Pankartlar” marşıyla sona erdi.


Bir Duruş ve Mücadele Sembolü

Gecenin yürütücüsü, opera sanatçısı ve Ruhi Su Dostlar Korosu eski şefi Günseli Seda Çetinkaya, Sümeyra Çakır’ı şu sözlerle tanımlıyor:

“Sümeyra yalnızca bir yorumcu değil, sanatını toplumsal sorumlulukla birleştiren bir figürdür. 1970’lerin politik atmosferinde türküleri halkın hikâyeleriyle ve sahne anlatısıyla birleştirmiş; sürgün yıllarında bile müziğini bir dayanışma dili olarak sürdürmüştür. Sümeyra denince aklıma bir duruş, bir hafıza ve bir mücadele geliyor.”

Çetinkaya ayrıca, 8 Mart haftasına vurgu yaparak Çakır’ın, erkek egemen politik müzik sahnesinde bir kadın sanatçı olarak açtığı özgün alana ve kültür üretimindeki aktif özneliğine dikkat çekti.


“İnsan ve Toprak Kokusuyla Yüklü”

İTÜ’de Mimarlık eğitimi aldığı yıllarda Ruhi Su’yu dinleyerek hayatının rotasını değiştiren Sümeyra Çakır, o dönüm noktasını şu sözlerle aktarmıştı:

“Ruhi Su’yu ‘Bebek Türküsü’nü söylerken duyunca soluksuz kaldım. Bu, hayranı olduğum Alman romantikleri gibi değildi; fakat onlar kadar güzel, hatta onlardan daha çok insan ve toprak kokusuyla yüklüydü. O günden sonra hep türkü söylemeye başladım.”

Ruhi Su’dan beş yıl boyunca ders alan ve Dostlar Korosu’nun temel taşlarından biri olan Çakır, 43 yıllık kısa ömrüne sığdırdığı sanatıyla “Ruhi Su’nun yetiştirdiği en önemli müzisyen” olarak anılmaya devam ediyor.

https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/sumeyra-cakir-ortak-hayal-bulusmalari-kapsaminda-dun-nhkm-de-anildi-sercelerin-suvarisi-2486367

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir