İstanbul, bir zamanlar sadece Topkapı Sarayı ile değil, sahil şeridi boyunca inci gibi dizilen onlarca görkemli saray ve konakla anılıyordu. Günümüzde bu yapıların büyük bir kısmı yok olsa da Dr. Aynur Emer’in derinlemesine araştırmaları, Beşiktaş merkezli bu kayıp mimari mirası yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Timaş Yayınları tarafından neşredilen “Beşiktaş’ta Saraylar ve Konaklar” adlı çalışma, arşiv tozları arasında kalmış onlarca yapının izini sürüyor.
Arşivlerdeki Sessiz Tanıklık: Şeriye Sicilleri
Dr. Aynur Emer, özellikle 16. ve 17. yüzyıllara ait verilerin eksikliğinden yola çıkarak, Osmanlı arşivleri ve şeriye sicilleri üzerinde titiz bir inceleme gerçekleştirdi. Bu çalışma sonucunda, daha önce literatürde yer almayan pek çok saray ve yalının varlığı kanıtlandı.
Araştırmanın Öne Çıkan Bulguları:
- Envanter Eksikliği: İstanbul genelinde günümüze ulaşamayan sarayların kesin sayısı hala bilinmese de Beşiktaş ve çevresinde onlarca devasa yapının yok olduğu tespit edildi.
- Denizcilerin Görkemli Yapıları: Kaptan-ı Deryalara ait mülklerin, bölgedeki en geniş alanı kaplayan yapılar olduğu ortaya çıktı.
- Barbaros’tan Kalan Tek İz: Büyük amiral Barbaros Hayreddin Paşa’nın sarayından bugün geriye sadece türbesi kalmış durumda.
İlk Kez Gün Yüzüne Çıkan Yapılar
Akademik çalışma, Osmanlı payitahtının sosyal ve mimari dokusuna dair çarpıcı örnekleri ilk defa kamuoyuyla paylaşıyor:
- Kılıç Ali Paşa Sarayı: Yaklaşık 100 odası bulunan bu devasa yapı, bugünkü Çırağan Sarayı’nın bulunduğu zeminin mimari temelini oluşturuyordu.
- Safiye Sultan Sarayı: IV. Murad’ın kızı için inşa edilen ve zarafetiyle döneme damga vuran bir yapı.
- Diğer Kayıp Hazineler: Sadrazam Ohrili Hüseyin Paşa Sarayı, Beyhan Sultan Yalısı ile Kaptan-ı Derya Hasan Paşa ve Cafer Paşa’ya ait mülkler.
Neden Beşiktaş? Stratejik ve İklimsel Tercihler
Osmanlı hanedanının ve üst düzey bürokrasinin saray inşası için neden özellikle Beşiktaş’ı tercih ettiği, Dr. Emer tarafından birkaç temel nedene bağlanıyor:
- Topografik Avantaj: Topkapı Sarayı’na olan yakınlığı ve Üsküdar’ın tam karşısında yer alması.
- İklim ve Strateji: Bölgenin ılıman hava akımlarına sahip olması ve stratejik konumu.
- Tarihsel Süreklilik: Bizans döneminde de bu bölgenin saraylar için tercih edilmesi (Örneğin; Beşiktaş-Maçka hattındaki Ayios Mamas Sarayı). Bu gelenek, Kanuni Sultan Süleyman’ın bölgede yaptırdığı saray-konak kompleksiyle Osmanlı döneminde de güçlenerek devam etmiştir.
Boğaziçi’nin Eski Çehresi
Dr. Emer’in tasvirine göre Boğaziçi, sadece Beşiktaş ile sınırlı kalmayan bir “sahil sarayları” hattıydı. Eyüp, Üsküdar, Fındıklı, İstinye ve Beykoz kıyıları irili ufaklı yalılarla bezeliydi. Ortaköy, Kuruçeşme ve Bebek gibi noktalar ise has bahçelerin içinde gizlenmiş estetik köşklerle şehrin siluetini oluşturuyordu.
https://www.odatv.com/kultur-sanat/bogazicinin-kayip-saraylari-120140373
