Türkiye ile Yunanistan arasındaki turizm istatistiklerinde son dönemde dikkat çeken bir çelişki yaşanıyor. İki ülke arasındaki ziyaretçi sayıları birbirine yakın seyretse de, açıklanan turizm gelirleri arasındaki farkın devasa boyutlara ulaşması sektör temsilcileri ve uzmanlar arasında yeni bir tartışma başlattı. Türkiye, dünyada ziyaretçi sayısı ve toplam gelir bazında ilk 5 ülke arasındaki yerini korurken, komşu Yunanistan ile yapılan kıyaslamalar verilerdeki uyumsuzluğu bir kez daha gündeme taşıdı.


Ziyaretçi Sayıları Yakın, Makas Açılıyor

2025 yılı verileri incelendiğinde, iki ülkenin giriş-çıkış kayıtları arasında belirgin bir fark olduğu görülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı (KTB) verilerine göre Türkiye’ye Yunanistan’dan gelen ziyaretçi sayısı 620 bin olarak kaydedilirken, Yunanistan tarafı bu sayıyı 564 bin olarak açıkladı. Yaklaşık 56 bin kişilik bu farkın, geçmiş yıllara oranla ciddi bir artış gösterdiği vurgulanıyor.

2012-2021 yılları arasında 30 bin seviyesinin altında kalan bu istatistiksel fark, 2022 yılından sonra hızla yükselerek 100 bin sınırına kadar dayandı.


Asıl Uçurum Turizm Gelirlerinde

Ziyaretçi sayısındaki uyumsuzluk sınırlı kalırken, harcama ve gelir verilerindeki fark çok daha çarpıcı bir boyuta ulaştı. 2025 yılına ait mali veriler şu tabloyu ortaya koyuyor:

  • TÜİK Verileri: Türkiye’ye gelen Yunan turistlerin toplamda 456 milyon dolar harcama yaptığı belirtiliyor.
  • Yunanistan Verileri: Yunan makamları ise bu rakamı yalnızca 215 milyon dolar seviyesinde gösteriyor.

Bu veriler ışığında Türkiye’nin açıkladığı gelir, Yunanistan’ın kayıtlarına göre 242 milyon dolar daha yüksek görünüyor. Son 10 yıllık dönemde (2012-2021) Türkiye’nin gelir hesaplamaları ortalama %48,5 daha yüksek seyrederken, bu oran son yıllarda %60 seviyesine kadar tırmandı.


Farkın Arkasındaki Olası Nedenler

Uzmanlar, bu derin ayrışmanın temelinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TÜİK tarafından uygulanan ölçüm ve metodoloji değişikliklerinin payı olabileceğini belirtiyor. Ancak artan makasın sadece teknik revizyonlarla açıklanması yeterli bulunmuyor. Öne çıkan diğer olası sebepler ise şöyle sıralanıyor:

  • Günübirlik ziyaretçi sayılarının hesaplanmasındaki farklı yöntemler.
  • Sınır geçiş kayıtları ile turizm istatistikleri arasındaki teknik uyumsuzluklar.
  • Harcama kalemlerinin (konaklama, yeme-içme, alışveriş vb.) tanımlanmasındaki farklılıklar.
  • Veri toplama ve raporlama süreçlerindeki metodolojik ayrışmalar.

Sektör Şeffaf Veri İstiyor

Ziyaretçi trafiği paralel ilerlerken gelir tarafındaki farkın bu denli açılması, turizm sektöründe güvenilirlik tartışmalarını tetikledi. Uzmanlar, uluslararası rekabette sağlıklı bir büyüme için şeffaf, karşılaştırılabilir ve güvenilir veri üretiminin kritik önemde olduğuna dikkat çekiyor.

Türkiye ve Yunanistan arasındaki bu istatistiksel “gelir bilmecesinin” önümüzdeki süreçte yapılacak yeni revizyonlarla nasıl bir zemine oturacağı merakla takip ediliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir