Turizmdays.com yazarı ve Mars Online Kurucusu Hakan Diribaş, otelcilik sektöründe departmanlar arasında giderek derinleşen maaş adaletsizliğine dair sert uyarılarda bulundu. Özellikle mutfak şeflerinin “pop-kültür ikonu” haline getirilmesinin, otelin operasyonel yükünü taşıyan diğer yöneticileri “ikinci sınıf” konumuna ittiğini savunan Diribaş, sektörde ciddi bir liyakat krizi yaşandığını belirtti.
Gastronomi Fetişizmi ve Maaş Uçurumu
Geleneksel otelcilik yapısında başarının tüm birimlerin uyumuyla ölçüldüğünü hatırlatan Hakan Diribaş, günümüzde dengelerin rasyonel zeminden koptuğunu ifade etti. Bazı tesislerde Executive Chef maaşlarının genel müdür yardımcılarını, hatta genel müdürleri bile geride bıraktığını belirten Diribaş, bu durumun sektörde sessiz bir protestoya yol açtığını vurguladı.
“Vazgeçilmezlik” Yanılsaması Üzerine Uyarı
Sektörün mutfağı “tek prestij kaynağı” olarak görme hatasına düştüğüne dikkat çeken Diribaş, bütçenin aslan payının sadece bu alana aktarılmasını şu sözlerle eleştirdi:
“İyi bir şef bulmak kadar, milyon Euro’luk kontratlara imza atan tecrübeli bir Satış Pazarlama Müdürü veya krizleri yöneten bir Ön Büro Müdürü bulmak da zordur. Bütçenin aslan payının sadece mutfağa aktarılması, diğer uzmanlık alanlarının değerini sistematik olarak düşürüyor.”
Görünmez Kahramanların Liyakat Krizi
Diribaş, otelin finansal ve operasyonel omurgasını oluşturan ancak maaş skalasında geride bırakılan “arka plan” kahramanlarının mağduriyetini şu başlıklarla özetledi:
- Satış ve Pazarlama Müdürleri: Otelin “ekonomik beyni” olan bu profesyoneller, bazen mutfaktaki bir asistan şef ile aynı maaş seviyesine hapsediliyor.
- Ön Büro Müdürleri: 24 saat kesintisiz operasyon ve misafir şikayetleriyle boğuşan yöneticiler, şeflerin aldığı “imza paraları” veya yüksek bonusların uzağında kalıyor.
- Housekeeping ve Teknik Müdürler: Otelin fiziksel ömrünü ve temizlik standardını koruyan bu isimler, bütçe planlamalarında her zaman en sonda yer alıyor.
“Mutfak Sanat Merkeziyse, Satış Yaşam Destek Ünitesidir”
Yatırımcıların “yıldız şef” peşinde koşarken otelin temel direklerini unuttuğunu belirten Hakan Diribaş, liyakat vurgusunu şu çarpıcı cümlelerle tamamladı:
“Bir otel, mutfağındaki tabaklarla değil, satış departmanının getirdiği misafirlerle hayatta kalır. Milyonlarca Euro getiren bir profesyoneli, asistan bir şefin maaşına eş değer bir noktaya hapsetmek, gelecek vizyonunu kaybetmektir. Satışın hakkını vermeyen otel kaybetmeye mahkumdur.”
Diribaş son olarak, aynı masada oturan müdürler arasındaki fahiş gelir adaletsizliğinin kurumsal aidiyeti yok ettiğini savunarak; “Mutfak şefi giderse yemek biter” bakış açısının, “Satış müdürü giderse müşteri biter” gerçeğini gölgelememesi gerektiğini hatırlattı.
