NEVŞEHİR – UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kapadokya, hızla artan yapılaşma ve betonlaşma baskısı altında kalmaya devam ediyor. Son olarak Uçhisar Kalesi’nin kuzey-batı yamacında, Uçhisar-Göreme Çevre Yolu üzerinden görülebilen noktada başlatılan 5 odalı yeni otel inşaatı, bölgenin tarihi ve doğal dokusuna dair endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Söz konusu projenin, tarihi bir yapının restorasyonu yerine tamamen yeni bir beton bina olarak inşa edilmesi tepki çekiyor.
Projenin mimarı Yusuf Nergiz, konuya ilişkin yaptığı açıklamada tüm yasal izinlerin alındığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Otel binasının yapıldığı yer kensel sit alanında kalıyor… Dışardan bakıldığı gibi olmuyor. Alan Başkanlığı onaylıyor, Yapı Denetim ve belediyeler gibi bir çok kurumun onayı alınıyor.”
Ancak arkeologlar ve mimarlar, bu tür projelerin Kapadokya’nın benzersiz peyzajına telafisi imkansız zararlar verdiğini vurguluyor.
‘Bu Değerler Böyle Yönetilemez, Yalnızca Kaybedilir’
Uzman Mimar Korhan Gümüş, bölgedeki yönetim modelini ve koruma kurullarının işlevini sert bir dille eleştirerek şunları kaydetti:
“Koruma kurulları dar açıdan bakan bürokratik, yasakçı bir mekanizmalarına dönüştüğü için gelişmeyi düzenleyemiyor, yalnızca engelleyici gibi gözüküyor. Koruma meselesi de bürokrasi ve piyasa ilişkilerine indirgeniyor. Peki nerede korumaya araçsal bakmayan, çıkar amaçlı olmayan kişiler, kurumlar? Onlar yoklar. Göreme gibi bir yer başka bir ülkede olsa hakemlik kurumlarıyla bağımsız yönetim organlarıyla ve dünyayla bağlar kuran enstitü gibi işlev görür, yerel yönetim. Koruma işlevi merkezi yönetim organları ve belediyeler arasında tamamen fragmante olmuş durumda. Açıkça söyleyelim, sahip olduğumuz bu değerler böyle yönetilemez, yalnızca kaybedilir.”
Gümüş ayrıca, bölgenin piyasa aktörlerine terk edildiğini belirterek, “Aklı başında olan turizmciler, kültür kurumları, enstitüler bu olan bitenlere nasıl seyirci kalıyorlar anlayamıyorum. Bir an önce alan yönetimi organlaşması içinde hakemlik görevlerini üstlenmeli ve her bölge için bağımsız bir misyon odaklı yapı oluşturulmalı” çağrısında bulundu.
‘Tüm İnsanlığın Geçmişi Silinir’
Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu Başkanı Arkeolog Nezih Başgelen ise betonlaşmanın uluslararası sözleşmelere aykırı olduğuna dikkat çekerek uyarılarda bulundu:
“Son dönemde Kapadokya’daki beton yapılaşma ve bunların olumsuz etkileri benzersiz peyzaj değerleriyle ünlü Kapadokya için ciddi bir sorun. Bir yanda kendi koruma mevzuatımıza mevcut sit kararlarına öte yanda da hem Unesco kriterlerine hem de Avrupa Peyzaj Sözleşmesi’nden kaynaklanan yükümlülüklerimize aykırı. Bu tip betonlaşma faaliyetleri önlem alınmadan devam ederse ülke ve dünya turizminin bu benzersiz kültürel peyzajlarının önemli bölümü bir daha geri gelmemecesine zarar görecek. Unesco Dünya Mirası alanları nitelikli kültürel ve doğal peyzajlarıyla insanlığın ortak bilincinin kayıtları ve değerleri. Tahribi yalnızca ait olduğu toprakların değil, tüm insanlığın geçmişini etkiler.”
Kapadokya’nın tüm dünya tarafından tanınan harikalar diyarı kimliğinin korunması için acil önlem alınması gerektiği vurgulanıyor.
https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/kapadokya-da-rant-tehdidi-yine-yeni-bir-otel-2495286
