İSİS Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Dr. Recai Yılmaz, Türkiye’nin güncel sera gazı verilerini turizm sektörü merceğinden değerlendirdi. Türkiye’nin emisyon verilerinde 1990 yılına oranla yaşanan %155’lik devasa artışa dikkat çeken Yılmaz, sektörün artık “çevrecilik” söylemlerini aşarak bir “ekonomik varoluş” sınavına girdiğini vurguladı.
Karbon Yönetimi: Tercih Değil, Ekonomik Zorunluluk
Dr. Recai Yılmaz, karbon yönetiminin küresel sistemin yeni ana kuralı haline geldiğini belirterek, konunun romantik bir çevrecilikten öteye geçtiğini ifade etti. Türkiye’nin emisyon miktarının sadece son bir yılda %5,3 artış gösterdiğini hatırlatan Yılmaz, şu uyarıda bulundu:
“Konunun özü artık çevrecilik değil; ekonomi, rekabet ve ayakta kalmaktır. Dünyanın karbonu azaltma yollarını ararken, Türkiye’nin hâlâ artış hızını konuşuyor olması bizi başka bir yarışın içine sokuyor.”
Turizmde Yeni Misafir Profili: “Senin Karbonun Ne Kadar?”
Geleceğin turist profilinin sadece bir konaklama hizmeti değil, bir “duruş” ve “değer” satın aldığını belirten Dr. Yılmaz, değişim rüzgarının turizmde yaratacağı etkileri üç temel noktada özetledi:
- Karbon Sorgulama: Misafirler çok yakında otellere doğrudan “Senin karbonun ne kadar?” sorusunu yöneltecek.
- Değer Odaklılık: Oda satın alma devri kapandı; artık bir his ve bir değer satın alınıyor.
- Ölçümleme Şartı: Gelecek, sadece sürdürülebilir olanın değil, karbonunu ölçebilen ve yönetebilenin olacak.
Mikro Detaylardan Makro Dönüşüme
Sektörün “plastik pipet kullanımı” gibi mikro detaylarda boğulmaması gerektiğini savunan Yılmaz, emisyonlardaki %70’lik payın enerji sektöründen geldiğine işaret etti. Yılmaz’a göre tesislerin asıl odaklanması gereken nokta, makro düzeydeki enerji ve karbon yönetimi olmalı.
“Pazarın Dışına İtileceğiz”
Sürdürülebilirlik adımlarını atmayan işletmelerin sadece teknolojik olarak geri kalmayacağını, doğrudan pazarın dışına itileceğini belirten Dr. Recai Yılmaz, süreci şu sözlerle tamamladı:
“Bu dönüşüm, üretme ve tüketme biçimlerimizi kökten değiştirmesi gereken ekonomik bir zorunluluktur. Sürdürülebilirliği ölçemeyen tesisler, bu yeni sistemde oyun dışı kalacak.”
