İstanbul’un son yıllarda en çok dikkat çeken bölgelerinden biri olan Basın Ekspres yolu, bugün artık sadece bir ulaşım aksı değil, kentin en önemli “otel koridorlarından” biri konumunda. Atatürk Havalimanı’nın taşınmasıyla bölgenin geleceğine dair oluşan soru işaretleri, yerini devam eden dev yatırımlara ve artan uluslararası talebe bıraktı. Ancak bu büyüme, sektör paydaşlarını kritik bir sorunun eşiğine getirdi: Fiyat rekabeti mi, yoksa marka değeri mi?
Havalimanı Taşındı, Cazibe Baki Kaldı
Bölgenin gelişimini değerlendiren Grand Harilton Hotel Genel Müdürü Gürkan Akbay, Atatürk Havalimanı sonrası yaşanan süreci bir dönüşüm olarak nitelendiriyor. Akbay’a göre, İstanbul Havalimanı’na olan stratejik konumu ve bölgedeki nitelikli tesislerin artışı, Basın Ekspres hattını cazibe merkezi olmaya devam ettiriyor. Ancak bu yükselişin sürdürülebilir olması, otellerin tekil başarılarından ziyade bölgenin bir bütün olarak korunmasına bağlı.
“Kontrolsüz Fiyat Politikası Güveni Zedeliyor”
Turizmde kalıcı başarının sadece doluluk oranlarıyla ölçülemeyeceğini vurgulayan Gürkan Akbay, fiyat politikalarındaki tutarsızlıkların uzun vadeli zararlarına dikkat çekti:
“Turizm bir bütün… Misafir, yalnızca bir oteli değil bulunduğu bölgeyi deneyimler. Aynı bölgede birçok otel konumlandığında, rekabetin avantaja çevrilmesini sağlarsak, oteller bölgesi olarak tercih edilen bir lokasyon haline gelebiliriz. Aynı bölgede yer alan oteller arasında ciddi fiyat farklılıkları olduğunda, bu durum güven algısını zedeliyor.”
5 Yıldızlı Duruş: Fiyat mı, Kalite mi?
Akbay, özellikle lüks segmentte hizmet veren tesislerin marka kimliğini koruması gerektiğini savunuyor. 5 yıldızlı otellerin belirli bir maliyet ve hizmet standardı olduğunu hatırlatan Akbay, şu ifadeleri kullanıyor:
“En düşük fiyat stratejisi, 5 yıldızlı otel duruşuna yakışmıyor. Uluslararası zincir oteller rekabetçi fiyatlar uyguladığında marka konumlandırmasına uzun vadede zarar veriyor. 5 yıldızlı bir otelseniz belli bir fiyatın altına inmeyerek bir duruş sergilemelisiniz. Alt sınır belirlenerek o fiyatlandırmanın korunması tüm otellerin satışını artıracak, bölgeyi değerli kılacaktır.”
Yerli Markaların Yükselişi ve “Birlik” Çağrısı
Günümüz turizminde “iyi otel sadece zincir oteldir” algısının yıkıldığını belirten Akbay, Türk misafirperverliğini yansıtan lokal markaların ve bağımsız otellerin gücüne vurgu yapıyor. Acentelerin Türk markalarını desteklemesi gerektiğini belirterek, bölgedeki işletmeleri “rakip değil, paydaş” olmaya davet ediyor:
“Rekabet elbette olmalı ancak bu rekabeti fiyat kırarak değil, hizmet kalitemizle yapmalıyız. Aynı segmentteki otellerin belirli bir fiyat bandında kalması hem misafir memnuniyetini artırır hem de bölgenin prestijini yükseltir. Aksi durumda, kontrolsüz fiyat politikaları tüm yatırımcılar için değer kaybı yaratmaya devam edecek.”
Küresel Rekabette Ortak Standart Şart
Sektör temsilcilerinin ortak görüşü; Basın Ekspres gibi stratejik bölgelerde fiyat ve kalite standartlarının korunmasının, sadece bölgeyi değil, Türkiye’nin küresel turizm pazarındaki prestijini de güçlendireceği yönünde. Geleceğin turizm ekosistemi, fiyatta değil, “değerde” birleşen paydaşların omuzlarında yükselecek gibi görünüyor.
