Uzun yıllardır dünya dışı yaşamla ilişkilendirilen ve insanlığı heyecanlandıran gizemli radyo sinyallerinin kaynağı büyük ölçüde aydınlatıldı. Araştırmacılar, bir dönem uzaylıların iletişim kurma çabası olabileceği yönünde spekülasyonlara yol açan bu sinyallerin, aslında birbirleriyle etkileşim halindeki iki yıldızdan geldiğini belirledi. Yeni araştırmalar, söz konusu sinyallerin tamamen doğal bir astronomik süreçten kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Her 1,4 Saatte Bir Tekrarlanan Geçici Radyo Olayları

İngiliz gazetesi The Independent’ın haberine göre, bilim insanlarının uzun süredir çözmeye çalıştığı bu gizemli sinyaller, astronomi literatüründe ‘uzun süreli geçici radyo olayları’ (Long-Period Radio Transients) olarak adlandırılıyor.

Güçlü radyo dalgaları ve X-ışını patlamaları şeklinde ortaya çıkan bu kozmik hareketler, yaklaşık her 1,4 saatte bir tekrarlanıyor ve Samanyolu Galaksisi’nin uzak bölgelerinden Dünya’ya ulaşıyor.

Sinyallerin Arkasındaki Güç: Beyaz Cüce

Araştırmacılar artık bu sinyallerin kaynağını net bir şekilde belirlediklerine inanıyor. Bilim insanlarına göre sinyaller, ‘beyaz cüce’ olarak bilinen son derece yoğun ve küçük bir yıldızdan kaynaklanıyor.

Bu beyaz cüce, yakınındaki daha büyük ancak daha düşük yoğunluğa sahip eş yıldızdan madde çekiyor. Çekilen bu madde beyaz cücenin etrafında spiral şekilde dönerek ilerliyor ve bu süreçte güçlü radyo dalgaları ile X-ışınları üretiyor.

Araştırmayı yöneten Koffi Rose, keşfin önemini şu sözlerle değerlendirdi:

“İlk kez bu sinyallerin kaynağını kesin olarak belirledik. Bunların, üzerinde madde biriken bir beyaz cüceden kaynaklandığını doğruladık.”

Koffi Rose, uzun periyotlu geçici radyo olaylarının yıllardır astronomları şaşkına çevirdiğini belirterek, şimdiye kadar dünya genelinde yalnızca yaklaşık 12 benzer olayın tespit edildiğini ve kökenlerinin bugüne kadar bilinmediğini de sözlerine ekledi.

ASKAP J1745−5051 Sisteminde İki Yıldızlı Dans

Araştırmada mercek altına alınan ve ASKAP J1745−5051 olarak adlandırılan sistem, birbirine son derece yakın yörüngelerde dönen iki yıldızdan oluşuyor.

Yıldızlar arasındaki bu yakın etkileşim sırasında eş yıldızdan kopan madde yüksek sıcaklıklara ulaşıyor ve X-ışınları yayıyor. Aynı zamanda her iki yıldızın sahip olduğu güçlü manyetik alanlar, Dünya’dan algılanan düzenli radyo darbelerini üretiyor.

Daha önce araştırmacılar, bu tür sinyallerin yavaş dönen nötron yıldızlarından, yani pulsarlardan kaynaklandığını tahmin ediyordu. Ancak son teorik çalışmalar, bu kadar yavaş dönen yıldızların söz konusu sinyalleri üretememesi gerektiğini ortaya koydu. Yeni keşif, bu yönüyle astronomi dünyasında uzun süredir devam eden büyük bir tartışmayı da sonlandırmış oldu.

Gelecekteki Kozmik Gizemlerin Anahtarı

Bilim insanları, Nature Astronomy dergisinde yayımlanan bu önemli araştırmanın sonuçlarının yalnızca tek bir sinyal kaynağını açıklamakla kalmayacağını vurguluyor. Bu keşif, uzayın farklı bölgelerinden gelen ve henüz gizemi çözülememiş benzer sinyallerin de deşifre edilmesine doğrudan katkı sağlayacak.

https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/bilim-insanlari-gizemli-uzay-sinyallerinin-kaynagini-cozdu-2508919

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir