Japonya’nın en köklü hanedanlarından biri olan ve iki buçuk asır boyunca ülkeyi yöneten Tokugawa ailesinde 400 yıllık gelenek yıkıldı. Feodal Japonya’nın son şogunu (askeri yönetici) Tokugawa Yoshinobu’nun soyundan gelen Miki Yamagishi, sekiz yıllık hukuk savaşını kazanarak hanedanın başına geçen ilk kadın oldu.
Hukuk Mücadelesi ve Aile İçi Direnç
Nagoya’da yaşayan Yamagishi’nin liderlik süreci, 2017 yılında amcası Yoshitomo Tokugawa’nın kanserden ölmeden önce bıraktığı vasiyetle başladı. Vasiyet, aile reisliğini ve Yoshinobu’ya ait 6 bin belge ile fotoğraftan oluşan dev arşivi Yamagishi’ye bırakıyordu.
Ancak bu karar, erkek mirasçıların önceliğine dayanan geleneksel yapı nedeniyle aile içinde kriz yarattı. Yamagishi’nin babası ve ağabeyi dahil olmak üzere akrabalarının itirazıyla başlayan ve yedi yıl süren dava süreci, Ekim ayında Yamagishi’nin lehine sonuçlandı.
Miki Yamagishi: “Bir kadının Tokugawa ailesinin başına geçmesi düşünülemezdi. Erkek egemen geleneksel çevrelerin direnciyle karşılaştım; Kasumi Kaikan ve Kiko-kai gibi eski aristokrat kulüplerine kabul edilmedim.”
“İkinci Bir Restorasyon”: Hanedanı Ulusa Devretme Kararı
Çocuğu bulunmayan Yamagishi, liderliğini bir güç aracı olarak değil, bir “kapanış” süreci olarak görüyor. Atası Yoshinobu’nun 1867’de iktidarı İmparator Meiji’ye devrederek Edo Dönemi’ni bitirmesine atıfta bulunan Yamagishi, kendi hamlesini “ikinci bir restorasyon” olarak tanımlıyor:
- Arşiv Bağışı: Yoshinobu’ya ait paha biçilemez arşivi Tokyo National Museum’a bağışlayarak kamuya açmayı planlıyor.
- Mezarların Taşınması: Son şogun ve haleflerinin naaşlarını Tokyo’daki Kan’ei-ji Tapınağı’ndan, aileye adanmış Nikko Toshogu mabedine taşımayı hedefliyor.

Bir Mirasın Nihai Kapanışı
Yamagishi, kendisinden sonra Tokugawa soyunun fiilen sona ereceğini kabul ederek, aile tarihini bireysel bir mülk olmaktan çıkarıp toplumsal bir mirasa dönüştürmeyi amaçlıyor.
Yamagishi: “Aile tarihinin özel bir şey olarak kalmasını istemiyorum. Ulusa geri vermek daha doğru. 1867’de siyasi iktidarı imparatorluğa devreden bir atanın torunu olarak, bugün hanedanı devlete devretme kararı alıyorum.”
Bu kararla birlikte, Japonya’nın samuray geçmişinin son sembolik halkası da bizzat hanedan reisinin iradesiyle kurumsal düzeyde sona ermiş olacak.
