Yemekleri yavaş yemek ve iyi çiğnemek uzun yıllardır yalnızca sindirim sağlığıyla ilişkilendirilirdi. Ancak BBC’nin derlediği yeni araştırmalar, çiğnemenin etkilerinin bunun çok daha ötesine geçtiğini ortaya koyuyor.

Uzmanlara göre daha fazla çiğnemek; sindirimi desteklemek ve tokluk hissini artırmaktan, stres seviyesini azaltmaya, dikkat ve hafıza üzerinde olumlu etkiler yaratmaya kadar geniş bir yelpazede fayda sağlıyor. Hatta bazı bilimsel çalışmalar, diş sağlığı ile Alzheimer ve bunama riski arasında doğrudan bir bağ olabileceğine işaret ediyor.


“Çiğneme Beynin Kan Pompası Gibi Çalışıyor”

BBC’ye açıklamalarda bulunan İsveç Karolinska Enstitüsü’nden Profesör Mats Trulsson, çiğnemenin beyne giden kan akışını artıran bir mekanizma gibi işliyor olabileceğini belirtiyor.

Araştırmacılar, özellikle sert yapıdaki yiyecekleri çiğnemenin beyin dolaşımını hızlandırdığı görüşünde. Japonya’da sakız çiğneyen kişiler üzerinde yapılan deneyler de bu hipotezi destekler nitelikte sonuçlar verdi. Bilim insanlarına göre bu süreç, beynin hafıza ve öğrenmeden sorumlu olan, aynı zamanda Alzheimer hastalığında ilk hasar gören bölgeler arasında yer alan hipokampus ile doğrudan ilişkili olabilir.


Alzheimer ve Diş Sağlığı Arasındaki Bağlantı

BBC’nin aktardığı verilere göre, çiğneme kapasitesi güçlü olan bireyler bilişsel testlerde çok daha başarılı sonuçlar elde ediyor.

14 Avrupa ülkesinde, 50 yaş üstü 28 binden fazla kişinin incelendiği kapsamlı bir araştırmada dikkat çekici bulgulara ulaşıldı:

  • Çiğneme sorunu yaşamayan katılımcılar; kelime hatırlama, sayısal işlem ve sözel beceri testlerinde çok daha yüksek performans gösterdi.
  • Bu doğrultuda araştırmacılar, eksik dişlerin implantlarla tamamlanmasının bilişsel işlevleri pozitif yönde etkileyip etkilemeyeceğini belirlemek için yeni çalışmalar yürütüyor.

Sindirimin İlk ve En Kritik Aşaması

Çiğneme, sindirim sürecinin temel yapı taşını oluşturuyor. Bu süreçte yiyecekler küçük parçalara ayrılarak tükürükle birleşiyor ve amilaz gibi sindirim enzimlerinin salgılanması artıyor.

Yeterince çiğnenmeyen büyük yiyecek parçaları bağırsakta daha uzun süre kalıyor. Bilim insanları, bu durumun şişkinlik, kabızlık ve genel bir rahatsızlık hissine yol açtığı konusunda uyarıyor.


Daha Fazla Çiğnemek Kilo Kontrolüne Yardımcı Oluyor

Araştırmalar, yemeği daha uzun süre çiğnemenin tokluk hissini artırarak kalori alımını azalttığını gösteriyor.

  • Badem Deneyi: Katılımcılardan bademleri farklı sayılarda çiğnemeleri istendi. Daha fazla çiğneyen kişilerin yağ emiliminin arttığı ve daha uzun süre tok kaldığı görüldü.
  • Pizza Deneyi: Pizzayı 40 kez çiğneyen kişilerin açlık hissinin belirgin şekilde azaldığı tespit edildi.

Uzmanlar, beynin “doydum” sinyalini göndermesinin yaklaşık 20 dakika sürdüğünü hatırlatarak, yavaş ve dikkatli yemenin kilo yönetimindeki önemini vurguluyor.


Stres ve Dikkat Üzerindeki Olumlu Etkiler

BBC’nin aktardığı bazı çalışmalar, sakız çiğnemenin dikkat seviyesini artırabileceğini ve stres hissini azaltabileceğini gösteriyor. Yapılan bir meta analizde, sakız çiğneyen katılımcıların dikkat gerektiren görevlerde daha iyi performans sergilediği; başka araştırmalarda ise bu eylemin kaygı ve stres seviyelerinde düşüş sağladığı belirlendi. Ancak uzmanlar, bu mekanizmanın tam olarak anlaşılması için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu da ekliyor.


“Mucize Bir Sayı Yok”

20’nci yüzyılın başlarında bazı beslenme akımları her lokmanın onlarca kez çiğnenmesi gerektiğini savunduysa da, günümüz uzmanları kesin bir sayı vermekten kaçınıyor.

Araştırmacılara göre asıl önemli olan, yiyeceği rahatça yutulabilecek bir kıvama gelene kadar doğal akışında çiğnemek. BBC’ye konuşan uzmanların ortak tavsiyesi ise oldukça basit: “Sadece yemeğin tadını çıkarın.”

https://gazeteoksijen.com/saglik/bbc-yazdi-yemegi-daha-fazla-cignemek-alzheimer-riskini-etkileyebilir-mi-275916

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir