Ağız sağlığı, yalnızca beyaz bir gülümsemeden çok daha fazlasını ifade ediyor. Uzmanlar, ağız ve diş sağlığının genel vücut sağlığı üzerinde doğrudan ve güçlü bir etkisi olduğunu belirtiyor. Diş çürükleri ve diş eti hastalıkları ile vücuttaki birçok kronik rahatsızlık arasında ciddi bağlar bulunurken, günlük rutine eklenebilecek yedi basit habit sayesinde bu riskleri minimuma indirmek mümkün.

Tedavi Erteleniyor: Maliyet ve Korku Faktörü

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) verilerine göre, 20 ila 64 yaş arasındaki her beş yetişkinden birinin en az bir adet tedavi edilmemiş diş çürüğü bulunuyor. Uzmanlar bu durumun arkasında birçok neden olduğunu belirtse de en önemli etkenlerin başında yüksek tedavi maliyetleri geliyor.

Amerikan Diş Hekimleri Birliği (ADA) Sağlık Politikaları Enstitüsü tarafından yayımlanan rapor, bireylerin yüzde 13’ünün tamamen mali gerekçelerle rutin diş bakımını aksattığını gösteriyor. Bu oran, diğer genel sağlık hizmetlerinde sadece yüzde 4 ila 5 seviyesinde seyrediyor.

Maliyetin yanı sıra, psikolojik bariyerler de tedavilerin gecikmesinde büyük rol oynuyor. Journal of the American Dental Association’da yayımlanan bir araştırmaya göre, insanların yüzde 70’ten fazlası diş hekimine gitme konusunda çeşitli düzeylerde korku yaşarken, dörtte birinden fazlası ciddi boyutta kaygı hissediyor. Diş tedavisinden korkan bu kitlenin yaklaşık yüzde 30’u ise randevularından ve tedaviden tamamen kaçınmayı tercih ediyor.

Ağız Sağlığı Vücudun Diğer Organlarını Nasıl Etkiliyor?

Güncel araştırmalar; diş eti hastalıkları ve çürük gibi ağız sağlığı problemlerini depresyon, romatoid artrit, astım, Tip 2 diyabet ve demans gibi çok sayıda sistemik hastalıkla ilişkilendiriyor.

Diş hekimi Ada Cooper, bu tehlikeli ilişkinin arkasında iki temel teori bulunduğunu belirtiyor:

  • Sistemik İltihaplanma: Diş eti hastalıkları ve çürükler ağız içinde lokal bir iltihaba yol açıyor. Bu durum, zamanla vücudun diğer bölgelerindeki genel iltihaplanma seviyesini de tetikleyebiliyor.
  • Bakteriyel Yayılım: Ağız içinde üreyen zararlı bakteriler, kan dolaşımına karışarak doğrudan diğer organlara ulaşıp buralarda hasara yol açabiliyor.

Bazı hastalıklarda ise bu etkileşim çift yönlü bir hal alıyor. Örneğin; iyi yönetilmeyen diyabet hastalarında ağız içi enfeksiyon riski artarken, mevcut diş eti hastalıkları da hastanın kan şekeri kontrolünü zorlaştırıyor. Benzer şekilde, romatoid artrit ile diş eti hastalıklarında görülen bazı bağışıklık tepkilerinin, aynı iltihaplanma yollarını kullandığı düşünülüyor.

Psikolojik Sağlık ve Tükürük Faktörü

Depresyon da ağız sağlığını doğrudan tehdit eden unsurlar arasında yer alıyor. Araştırmalara göre, depresyon süreci yaşayan bireyler diş hekimi kontrollerini daha sık ihmal ediyor ve bu durum tedavi edilmemiş çürük riskini artırıyor. Kanadalı periodontolog Amar Sabharwal, bir başka kritik noktaya daha dikkat çekerek, depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçların yan etki olarak tükürük üretimini azalttığını, bunun da dişleri koruyan tükürük kalkanını zayıflatarak çürük oluşumunu hızlandırdığını ifade ediyor.

Diş Hekimi Kontrollerinin Önemi

Diş hekimi Ada Cooper, herhangi bir ağrı, sızı ya da gözle görülür bir şikayet olmasa bile düzenli kontrollerin hayati olduğunu vurguluyor. Erken dönemde yapılan kontroller, sorunları henüz ağrı aşamasına gelmeden tespit etmeyi sağladığı için hem tedaviyi kolaylaştırıyor hem de tedavi maliyetlerini ciddi oranda düşürüyor. Cooper, ideal kontrol sıklığının kişiden kişiye değiştiğini, bazı bireyler için yılda bir veya iki ziyaretin yeterli olduğunu, bazılarının ise çok daha sık takibe ihtiyaç duyduğunu ekliyor.

Sağlıklı Dişler ve Güçlü Bir Vücut İçin 7 Altın Alışkanlık

Uzmanlar, klinik tedavilerin ötesinde, bireylerin kendi kendilerine evde uygulayabilecekleri ve genel sağlığı da destekleyecek 7 etkili alışkanlığı şu şekilde sıralıyor:

  1. Dişleri günde iki kez, iki dakika boyunca florürlü bir diş macunu ve yumuşak kıllı bir fırça yardımıyla fırçalamak.
  2. Günde en az bir kez diş ipi ya da arayüz temizleyicisi kullanarak fırçanın ulaşamadığı noktaları temizlemek.
  3. Gün içinde bol su tüketmeye özen göstermek.
  4. Yemeklerin ardından 20 dakika boyunca şekersiz sakız çiğneyerek tükürük salgısını artırmak ve ağız içi asidini dengelemek.
  5. Gazlı içecekler, kahvaltılık gevrekler, şekerlemeler ve hamur işleri gibi ürünlerde yoğun olarak bulunan ilave şeker tüketimini azaltmak.
  6. Öğün aralarında sürekli ve düzensiz atıştırma yapmaktan kaçınmak.
  7. Asitli yiyecek veya içecek tükettikten sonra dişleri hemen fırçalamayıp, 30 ila 60 dakika arasında beklemek; bu süreçte ağzı sadece suyla çalkalamak.

Diş hekimi Ada Cooper, ağız hijyeninin genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu şu sözlerle özetliyor: “Ağız, vücudun geri kalanına açılan bir pencere gibidir. İyi ağız hijyeni ve iyi ağız sağlığı olmadan, tam anlamıyla sağlıklı bir birey olmak mümkün değildir.”

https://gazeteoksijen.com/saglik/dis-sagligini-destekleyen-7-gunluk-aliskanlik-277510

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir