Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (DKC) hızla yayılan Ebola salgınında doğrulanmış vaka sayısı 321’e yükseldi. Salgının üç farklı eyalete sıçraması ve resmi verilere göre şu ana kadar 48 kişinin hayatını kaybetmesi, uluslararası sağlık kuruluşlarını harekete geçirdi. Bilim insanları, bölgede etkili olan ölümcül ‘Bundibugyo’ suşuna karşı onaylı bir aşı veya tedavi bulunmaması nedeniyle zamana karşı yarışıyor.
Can Kaybı 250’yi Aşarken Tedavide Büyük Eksiklik
Yaklaşık 250 kişinin ölümüne ve 1.100’den fazla kayıtlı vakaya yol açan bu yeni salgın dalgası, küresel sağlık örgütlerini Afrika’daki etkilenen bölgelerde hızla klinik olarak test edilebilecek bir aşı geliştirme arayışına itti. Ancak mevcut durumda, salgına neden olan Bundibugyo suşuna karşı tescillenmiş herhangi bir aşı veya tedavi protokolü bulunmuyor.
DSÖ En Güçlü Aşı Adayını Duyurdu
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından cumartesi günü yapılan açıklamada, Bundibugyo suşuna karşı geliştirilmeye en yakın adayın, Uluslararası AIDS Aşı Girişimi (IAVI) tarafından üzerinde çalışılan tek dozluk rVSV aşısı olduğu bildirildi. Bu formülasyon, Ebola’nın en yaygın türü olan Zaire suşuna karşı lisanslı olarak kullanılan Ervebo aşısının temel teknolojisinden yararlanılarak üretiliyor. Kâr amacı gütmeyen sağlık kuruluşu IAVI, pazartesi günü yaptığı açıklamada aşının geliştirilmesini hızlandırmak adına Teksas Üniversitesi Tıp Şubesi ile resmi bir iş birliği anlaşması imzaladığını duyurdu.
On Yıllık İhmal ve Deneylerin Başarısı
Ervebo aşısının geliştirilmesinde aktif görev alan virolog Thomas Geisbert, Mayıs ayında AFP’ye yaptığı açıklamada çarpıcı bir gerçeği paylaştı. Geisbert, 2013 yılında primatlar (maymunlar) üzerinde gerçekleştirilen deneylerde benzer bir aşının Bundibugyo suşuna karşı etkili bir koruma sağladığını, ancak projenin ilaç şirketlerinin ilgisizliği nedeniyle yaklaşık on yıl boyunca rafa kaldırıldığını belirtti.
DSÖ verilerine göre, Bundibugyo suşuna karşı geliştirilen rVSV aşısının insanlar üzerindeki klinik denemelere tamamen hazır hale gelmesi normal şartlarda 7 ila 9 ay sürecek. Bununla birlikte, dünyanın en büyük üreticilerinden biri olan Hindistan Serum Enstitüsü tarafından üretilecek olan dozların, klinik deneylerde kullanılmak üzere 2 ila 3 ay içinde sahaya ulaştırılabileceği değerlendiriliyor.
Moderna ve Alternatif mRNA Teknolojisi
Salgını durdurmak için yürütülen yarışta tek seçenek rVSV değil. Üçüncü aşı adayı olarak, Salgınlara Hazırlık Yenilikleri Koalisyonu (CEPI) tarafından finanse edilen ve ABD merkezli ilaç devi Moderna tarafından geliştirilen mRNA tabanlı aşı öne çıkıyor.
Uzmanlar, Bundibugyo suşuna karşı geliştirilecek koruyucu bir aşının, sadece Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’da süren mevcut krizi kontrol altına almakla kalmayacağını, aynı zamanda gelecekte patlak verebilecek olası Ebola salgınlarına karşı da küresel bir savunma kalkanı oluşturacağını vurguluyor.
