Dünyada yaklaşık 170 milyon kadını etkilediği tahmin edilen polikistik over sendromunun (PCOS) ismi, uluslararası bilim insanları ve sağlık kuruluşlarından oluşan bir konsorsiyum tarafından değiştirildi. Hastalığın eski isminin yanlış algılara yol açtığını belirten uzmanlar, bu karmaşık tablonun artık ‘poliendokrin metabolik over sendromu’ (PMOS)olarak adlandırılması gerektiğini açıkladı.
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi’nden kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. İlgi Esen, bu hastalığın yaklaşık her yedi kadından birini etkilediği bilgisini vererek yeni isimlendirmenin amacını şu sözlerle özetliyor:
“Yeni isimlendirmeyle birlikte hastalığın metabolik ve hormonal yönü daha fazla ön plana çıkarılmış oldu. Böylece hastaların da ileriye dönük sağlık risklerinin daha fazla farkında olması ve erken dönemde gerekli önlemleri alması hedefleniyor.”
Sadece Üreme Sağlığını Değil, Tüm Vücudu Etkiliyor
Medical Park Göztepe Hastanesi’nden kadın hastalıkları, doğum ve tüp bebek uzmanı Prof. Dr. Meryem Eken ise PMOS’nin vücudun pek çok sistemini doğrudan etkileyen karmaşık bir metabolik ve hormonal bozukluk olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Eken, hastalığın takibinin önemine dikkat çekerek belirtileri ve uzun vadedeki riskleri şöyle sıralıyor:
- Yaygın Belirtiler: Âdet düzensizliği, yüz, çene ve göğüs bölgesinde kıllanma artışı, akne (sivilce), kilo alma veya kilo vermekte zorlanma ile yumurtlama (gebelikte zorlanma) problemleri.
- Uzun Vadeli Riskler: Durumun sadece âdetle ilgili olmadığını belirten Eken; bu sendromun uzun vadede insülin direnci, tip 2 diyabet riski, kalp-damar hastalıkları ve rahim iç tabakası kalınlaşması gibi farklı rahatsızlıkları tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
‘Kilo Kontrolünün Rolü Kritik’
Uzmanlar, PMOS ile mücadelede beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerinin tedavi sürecinde çok büyük bir öneme sahip olduğunun altını çiziyor.
Hastalığın temel mekanizmasında çoğunlukla insülin direnci ve buna bağlı olarak kandaki insülin seviyesinin yükselmesi yatıyor. Bu nedenle kilo kontrolü, vücuttaki insülin direncini azaltmada en kritik rolü üstleniyor. Yapılacak sağlıklı bir kilo kaybı, tek başına bile âdet düzensizliklerinin azalmasına, yumurtlamanın daha düzenli hale gelmesine ve hormonal belirtilerin belirgin şekilde gerilemesine doğrudan katkı sağlıyor.
